Bilenler bilir ben aslen Makedonya Manastır göçmeniyim. Her ne kadar ten rengi olarak, soyumu inkar etsem de serde göçmenlik var anlayacağınız. Göçmenlerin en önemli özelliği, hep yokluk ve savaş nedeniyle yer değiştirdikleri için anılar biriktirmeleridir. Ben de bu anıların çokça biriktiği bir ailede büyüdüm, o nedenle de çokça hikaye dinledim büyüklerimden. Sabah uyandığımda her nedense yıllar önce babamın anlattığı bir hikaye geldi aklıma.

Dedemler ilk makedonyadan göç ettiklerinde İstanbul Bakırköy’de yer göstermiş devlet. Bizimkilerde denizle fazla haşır neşir olmadıkları için biz buralarda yaşayamayız, bu koca su bizi kapar demişler ve şimdi parayla satın alınamayacak Bakırköy sahildeki yerleri reddedip, cezaevi ve futbol takımı dışında pek de namı olmayan Bayrampaşa’ya yerleşmişler. Babam hep isyan ederdi, “Ah baba ah, ne olurdu Bakırköy’de kalsanız, şimdi sülalemizin hayatı kurtulurdu” diyerek.

E arkadaş bize senin dedenin nerde yaşadığından falan demeyin. Anlatacağım anı tam da bununla alakalı. Benim dedem lokantacıymış. Dönemin esnaf odalarından birinde de başkanmış. O odanın eski başkanlarından biriyle de arası fena değilmiş. Eski başkanda pastane işletirmiş. Gel zaman git zaman bizim eski başkan, gizliden gizliye yeniden oda başkanlığı hayalleri kurmaya başlamış. Dedemin -aslında kendisinin de fazlaca yaptığı- açıklarını bulup sağ da solda anlatıyormuş. E tabi o zaman facebook yok, ne yapsın adam mecburen dedikodu yapıyormuş. Neyse lafı fazla uzatmayalım. Gel zaman git zaman dedem biraz paralanmış ve lokantacılığın dışında bir de pastane açmaya karar vermiş. E tabi pastane sektörü bizim eski başkanın tekelinde ya, hemen başlamış isyan etmeye. Yok efendim sen ne anlarsın pastanecilikten, benim pastam daha güzel, senin çayın taze değil demeye. Aralarındaki kavga gizliden gizliye sürüp giderken, bizim eski başkanın pastanesine gelmeyen vatandaşlara, “Bak ben sizin açıklarınızı biliyorum. Eğer benim pastaneme gelmezseniz, sizi bitiririm” falan diyerek tehdit ettiği ortaya çıkmaz mı? Hemen esnaf odasının yönetimi toplanmış ve bizim eski başkanı odadan atmaya karar vermiş. E tabi dedem de başkan kardeşim, rakibi bir hata yapmış, aslında buna hata da denmez bildiğin suç işlemiş, doğal olarak onunla aynı çatıda kalmak istememiş. Artık o dönem kurul nasıl oluyorsa toplanmış ve bizim eski başkanı ihraç etmiş. Bunu öğrenen eski başkan da çıldırmış tabi ki. Yok efendim, aslında ben tehdit etmedim, şimdi ki başkan etti falan filan diye anlatır olmuş sağda solda. Evet semtte dedem hakkında da bazı söylentiler ortaya çıkmış ama herkes, “Ya adam odaya çağ atlattı. Gerçekten kafası farklı çalışıyor. Onun sayesinde esnaf odamız tanınır hale geldi. Ankara’da, Erzurum’da, İzmir’de hatırımız sayılıyor. Var tabi hataları ama kimse de ondan iyi yapamaz bu işi” diyormuş dedem hakkında. Sonuçta eski başkan siz beni atamazsınız ben bırakıyorum bu işi diyerek odadan istifa etmiş.

Hikayenin devamında ne olduğunu valla hatırlamıyorum. Ben mi unuttum yoksa, rahmetli babam mı anlatmadı hatırlarsam bir gün anlatırım. Şimdi biz ne çıkaracağız bu hikayeden? Ben ne bileyim arkadaş, hikaye ortada okuyun, alın payınıza düşeni. Nokta!

Berker Pakna