ATSO Başkanı Davut Çetin, “Dış politikadaki olumlu gelişmeleri demokratikleşme ve ekonomi alanlarında da görmeyi arzu ediyoruz. 2019, demokrasi ve ekonomide reformlar yılı olmalıdır. Ekonomide güven verici reform adımları atarsak sermaye girişi artabilir. Bunu yapmazsak 2019 da kayıp yıl olabilir” derken, “Biz Antalya olarak moralimizi bozmayalım ve iyimser olalım. Gelecek yıl turizmden dolayı beklentilerimiz olumludur. Almanya’da kasım ayındaki paket tur satışlarında İspanya, Yunanistan satışlarında ciddi düşüş görülürken, Antalya %54 artışla ilk sırada gelmektedir. Eğer bu trend ve kur avantajı devam ederse, turizmde gelecek yıl yeni bir zirve yapabiliriz” ifadesini kullandı.
ATSO Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı, meclis üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Süleyman Özer’in başkanlığında gerçekleşen Meclis’te bir konuşma yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Oda faaliyetleri ve ekonomik gelişmelerin yanı sıra, kent ve ülke gündemine yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasının başında ATSO İnovasyon Merkezi İNOVATSO’nun açılışına değinen Başkan Davut Çetin, “Kasım ve Aralık ayı Odamız çalışmaları açısından oldukça yoğun geçti. 2018 yılı hedeflerimiz içerisinde olan inovasyon merkezimizi tamamladık ve hizmete açtık. Açılış törenimizi Serdar Kuzuloğlu’nun inovasyon konulu sunumuyla yaptık. Bugüne kadarki en kalabalık toplantılarımızdan birisi oldu.  İNOVATSO, atölyelerle, eğitim çalışmalarıyla ve networking etkinlikleriyle Antalya’da inovasyon kültürünün gelişmesine katkıda bulunacaktır.
Bu merkeze emek veren Rasim Doğu, Mert Alta, Ender Kazan, Behçet Ülker, Ümit Aydın arkadaşlarımıza Sıla hanıma ve emek veren bütün arkadaşlarıma tekrar teşekkür ediyorum. İNOVATSO’nun gelişimi için ilgili komitelerimizin de katkılarını bekliyoruz” dedi.
Davut Çetin, inovasyon faaliyetleri kapsamında Growtech Tarım İnovasyon Ödülü ve proje pazarının başarıyla gerçekleştiğini, yine e-ticaret ve e-ihracat eğitimlerinin da devam ettiğini kaydetti.

Toptancı Haller Yasa Taslağı
Bu ay içinde yapılan bir başka çalışmanın “Toptancı Haller Yasa Taslağı” üzerine olduğunu belirten Davut Çetin, “Bildiğiniz gibi toptancı hallerde komisyonculuğu zorlaştıracak hükümler içeren bir taslak gündeme gelmişti. Bunun üzerine Borsamız, Ziraat Odamız, Hal Komisyoncuları Derneğimiz, komitelerimiz ile bir toplantı yaptık. Antalya’dan milletvekillerimiz de konuyu Cumhurbaşkanlığı nezdinde takip ettiler. Dolayısıyla ilk taslak yerine daha gerçekçi bir model üzerinde çalışma başlatıldı.
Ticaret bakanımız, bu hafta yeni bir açıklama yaptılar toptancı hallerinin toptan gıda merkezlerine dönüşmesinden söz ettiler. Buna göre sebze ve meyve yanında et, süt ürünleri, su ürünleri ticaretinin yapılabildiği bir merkez olacak. Biz komisyonculuğa son verilmemesini, üretici birliklerinin de hallerde komisyoncuyla birlikte olmasının doğru olacağını ifade etmiştik. Bu tür önemli düzenlemelerin bizlerin de görüşleri alınarak hazırlanması gerekiyor. Yeni bir somut gelişme olursa gerekli girişimlerde bulunacağız” diye konuştu.
Antalya Müzesi
ATSO ve ANSİAD girişimiyle Antalya Müzesi’yle ilgili kampanyaya da değinen Başkan Davut Çetin şunları kaydetti;
“Odamızda kırtasiye grubumuz geçen meclis döneminde bu konuda çok çalışmıştı. Müze binasının yenilenmesi konusu gündeme geldiğinde, arkadaşlarımız mevcut müze alanının karayolları sosyal tesis alanına ve arka kısma doğru genişletilmesini ve yeni bir anıt bina projesi yapılmasını önermişlerdi. Komitemiz bununla ilgili olarak çok uğraştı, bu kürsüden defalarca dile getirdik, ama arka arkaya seçim süreçleri nedeniyle konu ortada kaldı.
Müzenin EXPO alanına taşınması fikri gündeme gelince, ANSİAD da bu konuya ilgi gösterdi ve birkaç aydır bu konuda görüşmeler yapıyoruz. Burada önemli olan Antalya için en güzel seçeneğin bulunması ve uygulanmasıdır. Antalya Müzesi’nin yerinin tarihi bir anlamı vardır. Orada Karayolları sosyal tesis alanını da kapsayacak şekilde uluslararası yarışmayla yeni bir proje yapılmalıdır. Böylece Antalya güzel bir sembol eser kazanır, Antalya’da kent turizmine, kent ticaretine fayda sağlar.”
Antalya 4.0
Konuşmasında “Antalya 4.0 kapanış toplantısı”yla ilgili bilgiler veren Davut Çetin konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Önümüzdeki ay Davos’ta Dünya Ekonomi Forumu başlayacak, Davos’un 2019 teması Küreselleşme 4.0 oldu. Biz Antalya 4.0 projesini tamamlayarak, küreselleşme 4.0 hazırlığına daha önce başlamış olduk. Bu projede Temmuz ayından itibaren 11 çalıştay ve farklı toplantılar yapıldı, toplantılara bakanlık mensupları, diğer illerden uzmanlar davet edildi, 200’den fazla kişi bu çalıştaylara katıldı. 2018 yılında raporumuzu tamamlamayı hedeflemiştik, rapor bitti, 2019’da uygulama sürecine başlayacağız. Antalya 4.0 artık sadece ATSO’nun çalışması veya projesi değildir. Valiliğimiz, Büyükşehir ve İlçe belediyelerimizle, diğer Oda ve Borsalarımızla, Mühendis odalarıyla, SİAD’larımızla yapmak için çalışmaya devam edeceğiz. SİAD başkanlarımızla da bir toplantı yaptık, bundan sonra düzenli toplanarak bu konularda işbirliğini başlatacağız. Mühendis Odalarımızla da bir araya geleceğiz.
Raporda çok sayıda proje önerisi yapılmıştır. Daha önce bir kısmını sizlerle paylaşmıştık. Komitelerimizin de bunları incelemesi yararlı olacaktır. Projeler arasında en önemli konu Açık Veri Merkezi. Bu merkez uzun vadeli bir hedeftir ve zamanla bütün sektörlerin beyni gibi çalışacaktır. Bunun dışında akıllı yönetişim platformu, sıfır atık ve atıklardan biyolojik endüstriyel hammadde üretilmesi, etik tüketim-etik ticaret, akıllı seracılık pilot projesi gibi konular bulunmaktadır.
Ticarette dijital cadde, bilişim fuarı, akıllı lojistik merkezleri, turizmde akıllı kart ve mobil uygulamalar, dinamik bir Antalya portalı gibi öneriler bulunuyor. Sanayide açık inovasyon ağı kurulması önerisi ve Antalya’nın kilit teknolojileri konusunda somut öneriler yer almaktadır.
Açık Veri Merkezi
Antalya 4.0 vizyonu bir defada yazılıp bitecek bir konu değildir, sürekli yenilenmesi ve genişletilmesi gereken bir çalışmadır. Odamız yıllardır bu ortak vizyon için emek vermiştir, geçmiş meclislerden, yönetimlerden gelen bilgi birikimiyle endüstri 4.0 çağına, küreselleşme 4.0 çağına uygun bir vizyon ortaya konulmuştur. Bu çalışmaya imkan veren, destek olan başta sayın valimiz olmak üzere, bütün kurum ve kuruluşlarımıza, meclisimize teşekkür ediyorum. 2019 yılında Antalya 4.0 projelerinde kendi önceliklerimizi gerçekleştirmeyi, diğer konularda da ilgili kurumlar ve STK’larla işbirliğiyle ilerlemeyi hedefliyoruz.
İlk çalışmamız Açık Veri Merkezi için bir ön fizibilite çalışması yaparak Sayın Valimize sunmak olacaktır. Bu merkeze büyük veri merkezi, nesnelerin interneti platformu da denmektedir. Bunun için kurumlarda ve sektörlerde veri kültürünün gelişmesi, standart veri üretimi, mevcut verilerin toplanması gibi süreçler gereklidir. Şimdiden çalışmaya başlarsak nesnelerin interneti aşamasına belki yetişebiliriz. Bu merkez başta turizm ve ticaret olmak üzere bütün sektörlere de hizmet verecek birimlerden oluşacaktır.

Dijital Dönüşüm Eğitimleri ve Bilişim Fuarı
Bir başka çalışmamız Dijital Dönüşüm Eğitimleri olacaktır. Bunu bütün sektörler için yapacağız. Farkındalık yaratmak ve teşvik etmek için dijital işletme ödülleri vermeyi düşünüyoruz.
Bir önemli hedefimiz Antalya’ya Bilişim Fuarı getirmek olacaktır. Bilişim fuarı ve bilişim günleri gibi etkinlikler üyelerimizin ve halkın teknolojiyi öğrenmeleri, kullanmaları için fayda sağlayacaktır. Sanayideki hedefimiz ise İNOVATSO ile birlikte açık inovasyon networkü geliştirmektir. Bunlar Odamızın doğrudan çalışacağı konulardır. Bunların dışında akıllı ticaret planlaması, akıllı lojistik merkezleri gibi konularda da proje raporlarımızı bakanlıklara ve belediyelerimize sunacağız. Artık elimizde dünya örnekleri var, bunların örnek alınmasını isteyeceğiz.
Vitrin Yarışması
Komitelerimiz ve komisyonlarımız da çeşitli çalışmalar yürütüyorlar. Tekstil grubumuz Vitrin Yarışması için çalışmaktadır. Kendilerine teşekkür ediyorum, bu tür geleneklerle örnek olmalı, üyelerimizi teşvik etmeliyiz. Bütün komitelerimiz kaliteyi geliştirecek, markalaşmayı destekleyecek yarışma türü faaliyetleri düşünmelidir. Bu ay dikkat çeken komite raporlarında mühendislik sektörümüzün çalıştay organizasyonu konusu bulunuyor. Grubumuz sıfır atık hedefinden söz etmiş, Antalya 4.0 projelerinde de bu konu var. Bu tür konularda da öncü olmalıyız.

2019 demokrasi ve ekonomide reformlar yılı olmalıdır
Türkiye 2018 yılında genel seçimler gibi önemli olaylar yaşadı. Dış politikada Avrupa ile ilişkilerde düzelme oldu, ABD ile rahip Brunson olayı yaşandı, sonra ilişkiler düzeldi. Son olarak başkan Trump’ın Suriye’den çekileceklerini açıklaması büyük bir olaydır. Türkiye’nin daha dengeli bir dış politika yürütmesi isabetli olmuştur. Temennimiz Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün kurulması, bölgeye demokrasi ve istikrar gelmesi, bütün bölgenin terörden temizlenmesidir.
Dış politikadaki olumlu gelişmeleri demokratikleşme ve ekonomi alanlarında da görmeyi arzu ediyoruz. 2019, demokrasi ve ekonomide reformlar yılı olmalıdır.
Fikir özgürlüğüne değer vermeli, söze ve yazıya hapis cezası vermekten vazgeçmeliyiz. Her insan konuşurken, yazarken, amacını aşan şeyler söyleyebilir, yazabilir. Hakaret varsa ve kişi hakaret amacı taşıyorsa en fazla para cezası verilmelidir. Bu çağda Türkiye’ye çok daha ileri bir düzeyde olmak yakışır. Medyamız hoşgörüyü artırmaya çalışmalı, farklı fikirlere, eleştiriye yer vermeli ve ortak akla, uzlaşma ortamına katkıda bulunmalıdır.
Medya konusunda son bir gelişme elektronik gazete, dergi ve kitaplarda KDV %1’den %18’e çıkarılması oldu. Kitaba ve basına vergi değil, teşvik gereklidir. Bu kararın düzeltilmesi yerinde olacaktır.
Birçok kurum 2019’da Türkiye ekonomisinde küçülme bekliyor
2018 yılı ekonomide 2009 sonrasındaki en olumsuz yıl olmuştur. Bu yılın son üç ayında ekonomide küçülme olduğunu öncü göstergeler ortaya koymaktadır. Önümüzdeki 4-5 ay daha ekonomide yavaşlama devam edecek. Geçen ay 2019 büyüme beklentilerinin eksi veya çok düşük oranlı olduğunu paylaşmıştım.
Birçok kurum 2019’da Türkiye ekonomisinde küçülme bekliyor. Eksi 3 bekleyen kurumlar var, ama artı 3 bekleyen kurum yok. İlk iki çeyrek sert küçülme zaten artık herkesin kabul ettiği bir durum, üçüncü çeyrekten sonra büyüme başlasa, yıllık büyüme pozitif olsa bile düşük kalacak.
Maalesef gelişmiş ülkelerin %3’e yakın büyüdüğü bir dönemde biz ekonomide resesyon veya stagflasyon konuşuyoruz.
Ekonomide finansman sorunu devam etmektedir. Bedelli askerlik ve imar barışından 20 milyardan fazla gelir sağlanmıştır, Bu kaynak vergi indirimlerine gitmiştir, bütçe açığının bu yıl 70 milyarı geçmesi beklenmektedir. 2019 yılı, dünyada paranın azalacağı, dünya ekonomisinde yavaşlamanın başlayacağı bir yıl olmaya adaydır. Bu beklentiler nedeniyle son günlerde borsalarda ve petrol fiyatında sert düşüşler yaşanmaktadır. Euro-Dolar paritesinin önce 1.1’e daha sonra 1.20 yönünde hareketi beklenmektedir.
Türkiye’de dövizin seyri dışardan sermaye girişine, bizim faiz oranlarımıza ve dünyaya güven vermemize bağlı olacaktır. Enflasyonda kırılma olana kadar faizlerde büyük indirim yapılamaz. Bu politika devam ederse dövizde enflasyona paralel bir artış beklemek gerçekçi olacaktır.  Devletimizin son dönemde birçok önlem aldığı ortadadır. Vergi indirimi, elektrik indirimi, makina ve teçhizat alımında KDV kaldırılması gibi adımlar önemli bir çabadır. Konut kredisi kampanyaları kamu bankaları katkısıyla devam ettirildi. Yeni işe alınan personelin primini Devlet üstleniyor. Bunlar önemli kararlardır, destekliyoruz.
Ekonomide daralma devam etmektedir
Bununla birlikte ekonomide daralma devam etmektedir. İnşaat sektörünü desteklemek için KDV ve tapu harcı indirimi yapıldı, Ekimde konut satışı arttı, fakat Kasımda bir etki kalmadı ve sert düşüş oldu. Otomotivde vergi indirimi Ekim ayına göre canlılık sağladı, fakat Kasımda otomobil ve hafif ticaride geçen yıla göre düşüş %42 oldu. Beyaz eşyada vergi indirimine rağmen Kasım ayı satışları geçen yılın %21 altında kaldı.
Aşırı kötümserlik gibi, aşırı iyimserlikten de kaçınmalıyız, çünkü ikisi de güven kaybına neden olmaktadır. Reel sektördeki sıkıntılar ciddiye almalı ve gerçekçi konuşmalıyız.  Biz hata yapmazsak, doğru teşhis, doğru tedaviyle devam edersek, borçlu firmalar düzelmeye başlar, kredi dönüşleri başlar, yabancı sermaye girişi başlar ve toparlanmaya başlarız.
Ekonomide güven verici reform adımları atarsak sermaye girişi artabilir. Bunu yapmazsak 2019 da kayıp yıl olabilir.
İstihdam maliyetlerinin düşürülmesine dönük yeni önlemler mutlaka alınmalıdır
Geçen ay asgari ücret artsın, ama SGK prim indirimi yapılsın demiştik. Asgari ücret %26 arttı, ama prim indirimi yapılmadı, bu şekilde bütün maliyet bize yüklendi. Oysa en azından asgari ücretten gelir vergisi almaktan vazgeçilmeliydi. Bu şekilde ücret artışı KOBİ’ler için çok ağır olmuştur. Satışlar canlı olsa bu maliyet fiyatlara yansıtılabilir ve bir nebze karşılanır. Ama bu durgunlukta birçok işletmede bu artışı karşılayacak mali güç yoktur. Dolayısıyla istihdam maliyetlerinin düşürülmesine dönük yeni önlemler mutlaka alınmalıdır.
2019 yılı için prim indirimi getirilmeli ve ayrıca zorunlu istihdam düzenlemelerinden vazgeçilmelidir. Elektriğe, doğal gaza indirim, otomotiv ve beyaz eşyada KDV indirimi, ekmek ve toplu ulaşıma zam yapılmamasıyla enflasyon baskılanmaya çalışılmaktadır. Enflasyon bu önlemlerle geçici olarak düşecektir, ama önemli olan kalıcı istikrardır.

Türkiye için reformlardan başka bir yol yok
Ekonomide mucize yoktur, Türkiye için reformlardan başka bir yol da yoktur. Kayıt dışı ekonominin azaltılması, vergi reformu, imar rantının vergilendirilmesi, kayıtdışı istihdamın azaltılması, SGK prim indirimi, enerji ve diğer temel girdi sektörlerinde rekabetin artırılması gibi reformların hızla ele alınması, ekonomideki yükün adil bir şekilde paylaştırılması gereklidir.
Antalya, 2018 yılında turizmdeki artış sayesinde biraz nefes aldı
Antalya, 2018 yılında turizmdeki artış sayesinde biraz nefes almıştır, fakat diğer sektörlerimizde maliyet artışları ve finansman zorluğunun yarattığı sıkıntılar artmaktadır. Kent merkezinde ticaretin durumuna ilişkin anket çalışmamıza başlıyoruz, ticaretteki durumu daha iyi göreceğiz, ama şu anda da piyasadan yoğun şikayetler alıyoruz. Henüz ekonomideki sıkıntı verilere tam olarak yansımamıştır. Antalya verileri Türkiye ortalamasının üzerinde olmaya devam etmektedir.
2018 yılını turizmde %30, vergi tahsilatında %34, konut satışında %5 artışla kapatıyoruz. Karşılıksız çek oranı geçen yıl ile aynıdır. Bu yıl kredi artışımız aynı olmasına rağmen, mevduat artışında ve KDV tahsilatında fark atmış durumdayız,
Antalya’da takibe düşen kredi oranı %3.3 olmuştur, Hazirana göre bir miktar artmıştır, ama geçen yıla göre henüz normal düzeyde görünmektedir.
Veriler piyasayı gecikmeli izlediği için piyasadaki sıkıntıyı burada göremiyoruz. Herkes birkaç ay idare etti, fakat enflasyon alım gücünü ve talebi çok düşürdü. Ekonomide daralma nedeniyle asıl sorunun yeni başladığını söyleyebiliriz. Maalesef bu durgunluk ekonomiye kaynak girişi olana kadar devam edecektir. Önümüzdeki aylar dünyada doların güçlenebileceği, sermaye hareketleri olabilecek aylardır. Bu nedenle dikkatli, hazırlıklı olmalıyız. Böyle zamanlarda imkânı olan ortaklık yaparak sermaye güçlendirmelidir.
Antalya olarak moralimizi bozmayalım ve iyimser olalım
Yine de biz Antalya olarak moralimizi bozmayalım ve iyimser olalım. Gelecek yıl turizmden dolayı beklentilerimiz olumludur. Almanya’da kasım ayındaki paket tur satışlarında İspanya, Yunanistan satışlarında ciddi düşüş görülürken, Antalya %54 artışla ilk sırada gelmektedir.
Eğer bu trend ve kur avantajı devam ederse, turizmde gelecek yıl yeni bir zirve yapabiliriz. Kültür ve Turizm Bakanlığımız dijital tanıtımda yeni adımlar atmaya hazırlanmaktadır. Dijital tanıtım turizme iyi bir destek olacaktır. Antalya olarak biz de sezona mobil aplikasyonları ve akıllı kartları yetiştirmeye çalışmalıyız.
Eğer bir fon yaratılacaksa bunun 1 Euro’su kent tanıtımı için kullanılmalı
Bu arada havalimanlarında yurtdışı çıkışlarına güvenlik ücreti getirileceği gibi bir konu çıktı. Yurtdışı çıkışlarından 3 euro alınacağı, bunun yarısının Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ne, yarısının havalimanı işletmecisine verileceği haberleri var. Biz turizm tanıtım fonuna destek için bu uygulamayı istemiştik, şimdi bu gelişmeyle karşılaştık, bunu da anlamadık. Eğer bir fon yaratılacaksa bunun 1 Euro’su kent tanıtımı için kullanılmalıdır. Bu konuda net bir açıklama yapılmalıdır.
2019’da turizmde ve diğer sektörlerde daha fazla sorun yaratacak uygulamalardan kaçınılmalıdır.
Sözlerime son verirken öncelikle Başkanlık Divanımıza, siz değerli meclis üyelerimize, komite başkan ve üyelerimize, komisyonlarımıza, Girişimcilik Kurullarımıza, mesai arkadaşlarımıza, yani hepinize katkılarınızdan dolayı samimi teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
Yeni yılın ailelerinizle birlikte sizlere sağlık, mutluluk, başarı ve bereket getirmesini diliyor, sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.”
Meclis üyelerinin sektörel konularda değerlendirmelerde bulunduğu Meclis Toplantısı’nda ATSO’nun 2019 yılı tahmini bütçesi 36 milyon TL olarak kabul edildi.